Hepatit B İnsanlara nasıl bulaşır?
Hastalığın yayılmasında ki en büyük etken Hepatit B virüsünü kanlarında taşıyan ve hastalık hali göstermeyen taşıyıcılardır. Dünyada 350-500 milyon civarında taşıyıcı mevcuttur. Virüs taşıyıcıdan kan,sperm,vajinal sıvılar,tükürük,anne sütü,idrar ve terle bulaşabilir. Virüs bulaşmış kan ve kan ürünleri,cerrahi aletler, enjektör,dövme,akupunktur,kulak delme hastalığı kolaylıkla bulaştırabilir. Bir de horizontal dediğimiz aynı evde yaşayanlarda görülen bulaşma yolu vardır.
Belirtileri nelerdir ?
Basit bir gribal enfeksiyon şeklinde çok sinsi başlayıp nadir de olsa aniden karaciğer yetmezliğine sokabilen bir hastalıktır. Sarılık ortaya çıkmadan halsizlik,başağrısı,bulantı,karın ağrısı,kusma ve ateş görülmektedir. Daha sonra gözlerden başlamak üzre bütün vücur sararabilir. İdrar çay rengini alır. Büyük abdestin rengi açılır.
Nasıl tedavi edilebilir ?
Özel bir tedavisi yoktur.Çünkü hastalığa sebep olan virüsü yok edecek spesifikbir ilaç yoktur. Yatak istirahati şarttır. Bol kalorili diyet yapılır. Alkol ve yağlı yiyecekler yasaklanır. Hastalık müzminleştiği anda İnterfenon tedavisi düzenlenebilir.
Hepatit B’den Nasıl Korunmalıdır ?
HBV Enfeksiyonlarından korunma,bilinen bulaşma yollarına karşıtedbir alma ile olur. Ancak asıl korunmayı temas öncesi yapılacak aşı sağlar.Günümüzde kullanılan aşıların etkinliği yüksektir. Aşılandığında bağışıklık cevabı düşük düzeyde olunan kişilerde ikinci bir aşı programı uygulanmalıdır. Bu sayede yeterli ve kalıcı bağışıklık sağlanabilir.
Aşı her kes’e yapılabilir mi ?
Hepatit taraması dediğimiz HBs Ag ve Anti HBs testleri olunarak aşılanmalıdır.Bu testler ve aşı ile kişi Hepatit B hastalığına karşı korunmuş olur.
5 Aralık 2008 Cuma
EV BİTKİ ÇİÇEK
Kırmızı Örümcek Maytları: Yaprakların alt yüzeylerinde bulunan küçük,kahverengi,sarı veya kırmızı kurtçuklardır. İnce örümcek ağları üretirler. Kuru ortamları severler.Nemliliği artırmak için bitkiyi sık sık spreyleyin.
Kabuk Böcekeri:Yaprakları ve gövdeye yapışmış gibi duran küçük sert kabuklu, kahverengi,sarı böceklerdir. Böcekleri ılık sabunlu su ile durulayın.
Küf:Yapraklarda ve gövdede oluşan beyaz pudra benzeri oluşumlardır.Mantar ilacı [fungicide] ile spreyleyin.
Beyaz Sinekler:Güveye benzeyen ve rahatsız edildiğinde uçuşan küçük beyaz böceklerdir.Tüm bitkiyi ılık sabunlu suya batırın ve sonra durulayın.
Yeşil veya Siyah Sinekler:Bitkinin büyüyen uçlarında koloni oluştururlar. Yok etmek için Arap sabunu ile köpürtün ve bununla tüm bitkiyi yıkayın ve durulayın.
Botrytis: Yaprak çiçek ve gövdede bulunan gri küftür.Bitkiyi daha kuru bir ortama alın ve hava akımını artırın. Ölü çiçek ve yaprakları düzenli olarak ayıklayın. Sorun devam ederse mantar ilacı kullanın.
Mealy Bugs. Yaprakların altında ve gövdede bulunan minik yün yumaklarına benzer oluşumlardır. Pamukçuk gibidir İspirtoya [Metil Alkol] batırılmış bir pamukla siliniz.
Kabuk Böcekeri:Yaprakları ve gövdeye yapışmış gibi duran küçük sert kabuklu, kahverengi,sarı böceklerdir. Böcekleri ılık sabunlu su ile durulayın.
Küf:Yapraklarda ve gövdede oluşan beyaz pudra benzeri oluşumlardır.Mantar ilacı [fungicide] ile spreyleyin.
Beyaz Sinekler:Güveye benzeyen ve rahatsız edildiğinde uçuşan küçük beyaz böceklerdir.Tüm bitkiyi ılık sabunlu suya batırın ve sonra durulayın.
Yeşil veya Siyah Sinekler:Bitkinin büyüyen uçlarında koloni oluştururlar. Yok etmek için Arap sabunu ile köpürtün ve bununla tüm bitkiyi yıkayın ve durulayın.
Botrytis: Yaprak çiçek ve gövdede bulunan gri küftür.Bitkiyi daha kuru bir ortama alın ve hava akımını artırın. Ölü çiçek ve yaprakları düzenli olarak ayıklayın. Sorun devam ederse mantar ilacı kullanın.
Mealy Bugs. Yaprakların altında ve gövdede bulunan minik yün yumaklarına benzer oluşumlardır. Pamukçuk gibidir İspirtoya [Metil Alkol] batırılmış bir pamukla siliniz.
Pratik Bilgiler 2
Mat Saçlar İçin:
Saçınızı şampuanladıktan sonra son su olarak bir çaydanlık ılık çay ile durulayın.Bakın saçlarınız nasıl ışıl,ışıl oluyor.
Ayağınız mı kokuyor ?:
Ilık çay dolu leğene ayaklarınızı daldırın ve her akşam yatmadan evvel 10 dakika tutun. 10 günde koku diye bir şey kalmayacaktır.
Boğaz ağrılarında:
Posaları süzüp soğuyan demi boğaz ağrılarında gargara olarak kullabilirsiniz.
Cildiniz çok mu yağlı ?
Banyodan çıkmadan son su olarak bir çaydanlık çay ile teninizi ovuşturun,balsam vazifesi görün.
Derinizdeki yaraların temizlenmesi:
Çayı,derinizideki yaraların temizlenmesi ve antibiyotik etki göstermesi için pamukla tatbik ederek kullanabilirsiniz.
Eliniz balık,soğan mı kokuyor ?:
Balık ayıkladınız,ellerinizi sabun ile yıkadınız ve hala balık kokuyor.Ya da soğan soydunuz,soğan kokuyor. İşte kurtarıcınız yine çay,elinizi demli çay ile yıkayın.Bakın akalım hiç bir koku kalmış mı ?
Gözünüz çapak mı yapıyor ?:
Kaynamış çayı bir tasa koyup buharı gözünüze gelecek biçimde başınızı üstüne koyun. Ya da ılık çaya batırılmış gözlerinize ve etrafına tatbik edin.
Yemek yerken dilinizi mi ısırdınız ?
Yine ilacı demlikteki çaydır. Ağzınızı günde üç defa çalkalayın,diliniz dokuz yerine üç günde iyileşecektir.
Buzdolabınız kokumu yapıyor ?
Demlikte kalmış çay posalarını kurutup bir kap içinde buzdolabının orta rafına yerleştirin,kokudan eser kalmayacaktır.
Saçınızı şampuanladıktan sonra son su olarak bir çaydanlık ılık çay ile durulayın.Bakın saçlarınız nasıl ışıl,ışıl oluyor.
Ayağınız mı kokuyor ?:
Ilık çay dolu leğene ayaklarınızı daldırın ve her akşam yatmadan evvel 10 dakika tutun. 10 günde koku diye bir şey kalmayacaktır.
Boğaz ağrılarında:
Posaları süzüp soğuyan demi boğaz ağrılarında gargara olarak kullabilirsiniz.
Cildiniz çok mu yağlı ?
Banyodan çıkmadan son su olarak bir çaydanlık çay ile teninizi ovuşturun,balsam vazifesi görün.
Derinizdeki yaraların temizlenmesi:
Çayı,derinizideki yaraların temizlenmesi ve antibiyotik etki göstermesi için pamukla tatbik ederek kullanabilirsiniz.
Eliniz balık,soğan mı kokuyor ?:
Balık ayıkladınız,ellerinizi sabun ile yıkadınız ve hala balık kokuyor.Ya da soğan soydunuz,soğan kokuyor. İşte kurtarıcınız yine çay,elinizi demli çay ile yıkayın.Bakın akalım hiç bir koku kalmış mı ?
Gözünüz çapak mı yapıyor ?:
Kaynamış çayı bir tasa koyup buharı gözünüze gelecek biçimde başınızı üstüne koyun. Ya da ılık çaya batırılmış gözlerinize ve etrafına tatbik edin.
Yemek yerken dilinizi mi ısırdınız ?
Yine ilacı demlikteki çaydır. Ağzınızı günde üç defa çalkalayın,diliniz dokuz yerine üç günde iyileşecektir.
Buzdolabınız kokumu yapıyor ?
Demlikte kalmış çay posalarını kurutup bir kap içinde buzdolabının orta rafına yerleştirin,kokudan eser kalmayacaktır.
Etiketler:
Boğaz ağrısı,
Çay,
Gözçapağı,
PRATİK BİLGİLER 2
Fotograflarda Gözler Neden Kırmızı Çıkıyor
Geceleri flaş ile çekilen fotograflarda genellikle gözler kırmızı çıkar. Peki fotograflardaki bu güzelliği bozan olay nasıl oluşur ? Neden her zaman olmaz ? Neden gündüzleri flaş ile çekilen fotograflarda olmaz ? Gözümüz iç içe geçmiş 3 tabakadan oluşur. En dışarıdaki gözümüzü koruyan ve göz akıda denilen sert tabakadır. İkincisi,kan damarlarından meydana gelmiş ve ortasında göz bebeğinin bulunduğu damar tabakadır. Bu damarlar sayesinde fazla ışıkta göz bebeğimiz küçülür,karanlıkta ise daha çok ışık alabilmek için büyür ama bu hareketi oldukça yavaş yapar. Üçüncü tabaka da retina adı verilen ışığa duyarlı kılcal damarlardan oluşan ağ tabakasıdır. Köpek,geyik,karaca,kedi gibi hayvanların gözlerinin arkasında,yani retinalarda ayna gibi, yansıtıcı özel bir tabaka vardır. Eğer karanlıkta gözlerine el lambası veya araba farı tutarsanız, bu ışık gözlerinin bu ışık gözlerinin içinden yansır ve gözleri karanlıkta pırıl,pırıl parlar. İnsanların gözlerinin retinasında ise böyle bir yanısıtıcı bir tabaka yoktur. Fotograf makinesinin flaşı çok kısa bir zamanda çok kuvvetli bir ışık verir. Gözbebeğimiz ise bu kadar kısa zamanda küçülmeye fırsat bulamaz. Işık doğrudan retinaya ulaşır ve oradan da doğrudan kılcal damarların görüntüsü yansır. İşte flaşla çekilen fotograflarda görülen bu kırmızılık retina tabakasındaki kılcal damarların görüntüsüdür. Günümüzde,bir çok fotograf makinesinde, gözün bu kırmızı görüntüsünü azaltacak önlemler alınmıştır. Bu tür makinelerde flaş iki kere çakar. Birinci çakış resim çekilmeden az evvel olur ve göz bebeğinin küçülerek gözdeki yansımayı azaltmasına zaman tanır. İkinciside tam fotograf çekilirken olur ki, gözbebeği olması gereken durumu almıştır zaten. Başka bir önlemde odadaki bütün ışıkları açarak' gözbebeğinin önceden küçülmesini sağlamaktır. Geceleri flaşlı fotograflarda, gözlerin kırmızı çıkmasının önlenmesinin bir yolu da flaşı objektiften olabildiğince uzak tutmaktır. Günümüzde fotograf makineleri o kadar küçülmüştür ki, flaş makinesinin bünyesinde ve objektifte bir kaç santim mesafesindedir. Flaşın ışığı göze gelip yansıyarak geri döndüğünde doğrudan objektife gelir. Gündüzleri ise gözümüze dışarıdan, her yönden ışık geldiği için, flaşın ışığı bunların arasında daha az oranda gözümüze girer ve kırmız göz olayı olmaz.
Etiketler:
Fotograf çekerken gözler neden kırmızı olur,
Kırmızı Göz,
Retina
Yeşil Mu'cize Fotosentez
İnsan hayatında çok önemli yeri olan bitkiler, 500,000'den fazla çeşidiyle Allah'ın insanın faydasına sunduğu sınırsız bir hazinedir. Solduğumuz tertemiz havanın,hayatta kalmak için ihtiyacımız olan besinlerin, kullandığımız enerjinin kaynağı bitkilerdir. Çarpıcı güzellikteki manzaraların,etkileyici kokuların ve göz alıcı renklerin kaynağı da yine bitkilerdir. Bitkiler,ışığı besine çeviren fotosentez sistemleri,hiç durmadan enerji ve oksijen üreten,doğayı temizleyen,ekolojik dengeyi sağlayan mekanizmaları,tat,koku,renk gibi sadece insana hitap eden estetik özellikleriyle kendilerini yaratan. Allah'ın sonsuz ilmini,sanatını,insanlara karşı olan şefkat ve merhametini gözler önüne seren özel canlılardır. Çok özel faydalar için çok özel sistemlere sahip olan bitkilerin bugüne kadar sadece 10,000 Türü incelenebilmiş,bu araştırmalar sonucunda her bitkinin insanı hayrete düşürecek yaratılış özelliklerine sahip olduğu ortaya çıkmıştır.
4 Aralık 2008 Perşembe
Delden
Delden (Nedersaksisch: Dealdn) is een stadje in de Nederlandse provincie Overijssel. Het ligt sinds 1 januari 2001 in de gemeente Hof van Twente. Daarvoor was Delden de hoofdplaats van de gemeente Stad Delden. Delden grenst in het noorden, westen en zuiden aan het eveneens tot Hof van Twente behorende Deldeneresch en in het oosten aan de gemeente Hengelo.De stad Delden beslaat een oppervlakte van 5,96 km² en telde volgens cijfers van het CBS op 1 januari 2008 7043 inwoners.
De gemeente Hof van Twente maakt deel uit van het kaderwetgebied Regio Twente.
Delden was ook de naam van een voormalige gemeente die in 1811 was ontstaan uit het samenvoegen van het stadgericht Delden en het westelijk deel van het richterambt Delden. Het oostelijk deel van het richterambt Delden, namelijk de buurschappen Woolde met het dorp Hengelo, Oele en Beckum, vormde vanaf toen de gemeente Hengelo. In 1818 werd de gemeente Delden gesplitst in de gemeenten Stad Delden en Ambt Delden.
Geschiedenis
De oudste vermelding van Delden gaat terug tot 1036 na Christus. Toen schonk bisschop Meinwerk van Paderborn onder andere het praedium Theldene aan het door hem opgerichte klooster Busdorf bij Paderborn. Uit latere goederenlijsten blijkt dat dit landgoed een hof betrof met 30 horige erven. Niet alle erven lagen echter in Delden, minstens een erf lag in Driene, een ander in Twekkelo. Delden zelf was in deze tijd vermoedelijk nog slechts een buurschap, het huidige Deldeneresch. In 1239 verkocht het klooster de hof aan Johannes van Ahaus.
In 1118 wordt de kerk van Delden voor het eerst genoemd. De bisschop van Utrecht schonk deze toen met de kerk van Enschede aan het Kapittel van Sint-Pieter in Utrecht. Dit verkocht de rechten in Delden in 1294 door aan het Kapittel van Sint-Lebuïnus van Deventer. De oudste bouwfragmenten van de huidige kerk, de Oude Blasiuskerk stammen uit de 12e eeuw.
In de buurschap Delden ontstond een nederzetting van ambachts- en kooplieden. In de 13e of begin 14e eeuw verwierf dit dorp zekere voorrechten. Deze rechten werden in 1322 door bisschop Frederik II van Sierck bevestigd, toen de Deldenaren hun dorp c.q. stadje verplaatsten om het beter te kunnen verdedigen. Het stadje werd rond de al bestaande kerk opnieuw opgebouwd. In 1333 kreeg Delden vervolgens dezelfde stadsrechten als Oldenzaal.
Delden was een kleine versterkte stad met twee stadspoorten: in het westen de Goorsepoort en in het oosten de Woolderpoort. De stad met zijn omgrachting is goed te zien op de door Jacobus van Deventer gemaakte kaart. Van de oorspronkelijke vestingwerken is niets overgebleven. De restanten van de stadsgracht werden eind 19e eeuw gedempt. Uit het verloop van de straten Noord- en Zuidwal en Noorder- en Zuiderhagen kan men echter de vorm en ligging van de vroegere verdedigingswerken afleiden.
Ten tijde van de Nederlandse Opstand werd Delden in 1583 en 1584 ingenomen, geplunderd en in brand gestoken door respectievelijk Spaanse en Staatse troepen. In 1655 verwoestte een grote stadsbrand 120 gebouwen, waaronder het stadhuis, het gasthuis en een armenhuis. De Oude Kerk is het enige nu nog bestaande gebouw dat de stadsbrand heeft overleefd.
In 1886 liet Baron van Heeckeren van Wassenaer op het landgoed Twickel boringen naar drinkwater uitvoeren. Men stuitte bij toeval op zoutlagen. Dit was de eerste ontdekking van zout in de Nederlandse bodem. Tot dan kwam het zout vooral uit Duitsland. Toen de zoutimport ten tijde van de Eerste Wereldoorlog moeilijk werd, besloot men in 1918 om zelf zout te winnen voor de Nederlandse markt.
Het kasteel Twickel ligt vlak bij de stad. De heren van Twickel hebben altijd veel met Delden te maken gehad. Zo heeft een heer van Twickel de kenmerkende watertoren gebouwd en kregen de heren van Twickel het collatierecht van de kerk in Delden in handen. Overal in Delden is trouwens ook de band voelbaar met Twickel. Dit grootste particuliere landgoed van Nederland omvat een kasteel met voorhof, tuinen en bijgebouwen. Overige bezienswaardige monumenten met een grote historische waarde zijn de Houtzaagmolen, het Zoutmuseum, de Oude Blasiuskerk en de RK Blasiuskerk.
Bezienswaardigheden
In Delden
Nieuwe Blasiuskerk, neogotische pseudobasiliek uit 1872. De 69,1 m hoge toren werd voltooid in 1893.
Oude Blasiuskerk, gotische hallenkerk uit de 15e en 16e eeuw met resten van romaanse voorganger (12e eeuw). Toren uit 1516. Deels 17e-eeuws kerkinterieur, orgel van C.F.A. Naber uit 1847.
De Kroon, Markt 5, vroeger posthuis en logement met klokgevel uit 1764.
Rentmeesterij, Hengelosestraat, voormalige rentmeesterij van Twickel, gebouwd in 1726 als particulier woonhuis van de richter van Delden, sinds 1838 bezit van Twickel. In 1867 uitgebreid met torentje en verdieping.
Stadspomp op de Markt. Monument in de vorm van een pomp uit 1894. Opgericht als dank aan de Heer van Twickel voor het aansluiten van Delden op de Twickelse waterleiding.
Zoutmuseum, museum gewijd aan onder andere de geschiedenis van de Twentse zoutindustrie. Gevestigd in het oudste vroegere gemeentehuis van Stad Delden (1657/1873/1906)
Rond Delden
Houtzaagmolen
Kasteel Twickel, kasteel uit de 16e, 17e en 19e eeuw met omvangrijke tuinen, park en bossen
Noordmolen, wateroliemolen
Watertoren, gebouwd in 1894 in neorenaissancestijl
Museumboerderij De Wendezoele

Sport en recreatie
Delden heeft twee voetbalclubs. De grootste (van oorsprong katholieke) is VV Rood-Zwart. De kleinere voetbalclub is SV Delden.
Op sportpark de Mors bevinden zich voetbalclub SV Delden, de tennisclub, de handbalclub en de korfbalclub. Ook bevindt zich hier het gelijknamige opluchtzwembad de Mors. Dit bad trekt in de zomermaanden altijd veel bezoekers vanuit heel Twente. Op sportpark 'De Scheetheuvel', gelegen aan de westzijde van Delden, bevinden zich de velden van VV Rood-Zwart.
Tevens kent Delden een lange scoutinghistorie van drie scoutingverenigingen (De Kardinaal Van Rossum-groep, de Elisabethgroep en de Twickelgroep). In 1998 gingen de Van Rossum-groep en de Elisabethgroep samen verder onder de naam Van Rossum-Elisabeth. De Twickelgroep fuseerde in 2003 met de andere groep. De naam bleef echter Van Rossum-Elisabeth. In 2006 werd de nieuwe blokhut voltooid en sindsdien bevindt Scouting Delden zich aan de rand van het recreatiegebied de Mors.
Delden is gelegen aan de Europese wandelroute E11, die loopt van Den Haag naar het oosten, op dit moment tot de grens Polen/Litouwen. Ter plaatse is de route ook wel bekend als Marskramerpad of Handelsweg. De route loopt onder andere door landgoed Twickel.

Verkeer en vervoer
Sinds 1 november 1865 beschikt Delden over een station en een spoorverbinding met Zutphen en Hengelo, onderdeel van Staatsspoorlijn D Zutphen-Hengelo-Enschede-Gronau. Sinds 2005 onderhoudt Syntus een halfuursdienst voor reizigersvervoer met Zutphen en Hengelo/Oldenzaal.
Delden ligt aan de provinciale weg N346 die leidt naar de snelweg A35.
Aan de zuidkant van Delden ligt het Twentekanaal.
Wijken in Delden
Centrum
Centrum-West ('t Kip)
Vogelweide
Villapark
Koninginnebuurt
Vossenbrink (Burgemeestersbuurt)
Ruperts Erf
Braak-Oost (Veldbloemen)
Braak-West (gereed 2009/2010)
Trivia
Arthur Seyss-Inquart vluchtte na de Tweede Wereldoorlog vanuit Flensburg naar het juist nog "bezette" Nederland waar hij al snel door de binnenrijdende geallieerde troepen gearresteerd werd. Wekenlang werd de Rijkscommissaris vastgehouden in een speciaal gevangenenhuis in Delden (nabij de Watertoren);
In Delden en omgeving staan de Deldense moppen bekend als lekkere lokale traktatie;
Delden heeft al 15 jaar een (commercieel) radiostation genaamd Twickelstad FM, dat uitzendt in heel Twente;
Delden heeft een eigen weekblad: Hofweekblad, voorheen Deldens Weekblad.
Geboren
Simon Dik (6 september 1940 - 1 maart 1995), taalkundige
Ton Goeman (24 november 1943), taalkundige
Henri Lenferink (1957), politicus (o.a. burgemeester van Leiden)
Hajé Schartman (1937-2008), winkelier en politicus (o.a. gemeenteraadslid van Delden)
Ingrid Wender , cabaretier (De Bloeiende Maagden)
Nicolaas van Wijk (1880-1941), taalkundige
Etiketler:
Delden,
Hollanda Türkiye,
Nederland,
Turkije,
Twente
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
